Ben Dr. Deniz Gökçer Koçer.
Sanatçı bir aile çocuğu olarak Ankara’da dünyaya geldi. Çocukluğum kulis arkasında, gizlice Cüneyt Amca’nın (Cüneyt Gökçer) oyunlarını izleyerek ve ezbere repliklerini gizlice fısıldayarak geçti. Dekorlardaki estetikten, kostümlerdeki ince işçilikten ve en çok insanın binbir halinin sahneye büyümesinden büyüyerek büyüyerek uzar.
Ankara Bahçelievler Cumhuriyet Lisesi’ni okul birincisi olarak bitirdikten sonra Devlet Tiyatroları’na girme isteğimi ailemle paylaştım. Cüneyt Amca’nın beni karşısına oturttu ve bugünlere uzanan yolculuğum o konuşmayla başladı. Bana şöyle dedi:
“Kalbinde sanat varsa, kim olursan ol insanlara dokunursun. Sen başarılı bir kızsın. Tıbba olan ilgini de biliyorum. Sanat zaten senin kanında var. Tıp fakültesine girmiyor. O sanatçı ruh, sıcaklıkta bir yerde mutlaka yolunu bulacağın işte fark yaratacak.”
Böylece 1993 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum.
32 yıllık meslek hayatım boyunca hem kamu sektöründe hem de özel üretimde çeşitli görevlerde bulundum. Mecburi hizmetimi Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde Sağlık Grup Başkanı olarak tamamladım. Bundan yaklaşık 17 yıl önce Başbakanlık’ta, ardından da Cumhurbaşkanlığı’nda acil hekim ve makam doktoru olarak görev yaptım.
2000 yılında evliliğinin ABD’ye tahsisiyle kariyerime dört yıllık bir ara verildi. Bu süreçte, sanat mesleğini dahil etmek için doğru bir fırsat olduğunu fark etmişti. Medikal estetik ve akupunktura olan ilgim sonucunda birçok eğitim almayı başardım. Çeşitli çalıştay ve sertifika programlarına katılarak bilgi ve deneyimimi derinleştirdim. 2007 yılında mezoterapinin onayı kabul edilen Dr. Le Coz’un davetiyle Fransa’da ilk mezoterapimi aldım.
Türkiye’ye döndükten sonra tıp kariyerine devam ederken, sanat ile tıbbı birleştirdiğim ve kendi benliğimi en iyi şekilde ortaya koyabildiğim alan olan tıbbi estetikten hiç kopmadım. O dönemdeki medikal estetik uygulamaları Türkiye’de henüz yeni yeni tanınmıyordu. Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı ilk Medikal Estetik Hekimliği Sertifika Programları’na katıldım ve bu unvanı kazanan ilk hekimlerden biri oldum.
Yaklaşık 26 yıldır Medikal Estetik Hekimi olarak bilgi ve tecrübemi arttırmaktayım. Aynı zamanda fonksiyonel tıp ve akupunktur alanlarındaki çalışmaları da sürdürüyorum. Bu değişimleri uluslararası düzeyde yayınlar ve kongreler aracılığıyla yakından takip ediyorum.
Devlet memurluğundan emekli olmanın ardından, bir sabah ailece yaptığımız bir kahvaltı sırasında hayatın bundan sonraki kısmını düşündüm. O anda farklılaştığım yıllar boyunca tutkuyla bağlı olduğum, özelliklerine, havasına, suyuna hayran olduğum Bodrum beni çağırıyor. O sofrada ailece ticaret kararı, hepimiz için yeni bir sayfa açtı. Kısa bir süre içinde Bodrum’a taşındık.
Eşimin iş düzeninin de oturmasıyla birlikte burada kalıcı kalmaya karar verdik. Bu dört yıllık geçiş sürecinde Bodrum’da özel bir muayenehanem de Mesul Müdür, Medikal Estetik Hekimi ve Akupunkturist olarak çalıştım.
Ve şimdi, hem aile düzenimizin mevcut olması hem de 26 yıllık deneyimin bana öğretildiği, Bodrum’da kaldığım dört yıldan sonra kendi polikliniğimde siz değerli enerjilerma hizmet uygulamalarını devam ettireceğim.
Sanata olan tutkum ise hiç azalmadı. Her zaman şöyle dedim:
“Tıbbın sanatla buluştuğu nokta olan medikal estetikte, kendi sanatımı icra ediyorum.”
Ne mutlu bana ki, Bodrum gibi harika bir yerde yaşamak ve tutkuyla devam eden işi sürdürüyorum.
Evliyim ve harika bir kız çocuğu çocuğuyum. 🧿